İklim Kanunu Nedir?
İklim Kanunu ve İklim Kanunları, özellikle 20. yüzyılın sonlarında etkisini gösteren global iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve sürdürülebilir bir gelecek sağlamak amacıyla hem küresel hem de yerel mevzuatlarda oluşturulan yasal düzenlemelerdir.
Türkiye’de İklim Kanunu Kabul Edildi mi?
Türkiye’de 7552 sayılı kanunla 09.07.2025 tarihli 32951 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanması ile İklim Kanunu kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.
İklim Kanunu’nun Kapsamı
Kanun kapsamında temel amaç; yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele etmek olup, iklim değişikliği ile mücadelede esas olan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetleri ile planlama ve uygulama araçlarını, gelirleri, izin ve denetimi ve bunlara ilişkin yasal ve kurumsal çerçevenin usul ve esaslarını kapsamaktadır.
İklim Kanunu’nun Önemi
Küresel iklim değişikliğine neden olan üretim biçimlerinin doğada yarattığı tahribatın önüne geçmek ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş yapabilmek ve Avrupa mevzuatı ile uyumluluğun sağlanabilmesi adına İklim Kanunu’nun olması çok önemlidir. Kanunla beraber sürecin paydaşları, yaptırımlar, izlenecek politikalar, kurumların bu politikalara uyumu gibi süreçler de netleşmiştir.

İklim Kanunu’nun Türkiye Ekonomisi Açısından Önemi
İklim Kanunu ile beraber modern üretim teknikleri geliştirilecek olup, bu üretim teknikleri doğrudan teknoloji ile ilişkili olduğundan sanayi, start-uplar, bu üretim süreçlerine katılan paydaşlarla beraber yeşil finansman, yeşil ekonomi (green economy) yeni sektörler ve alanlar da doğmuş olmaktadır. Böylece bir bütün halinde İklim Kanunu’na uyumlu düzen sağlanabilmesi halinde gerek ülke bazında gerekse de şirket bazında yaratıcı yıkım olarak da bilinen teknolojik ilerlemeye ile beraber ayrışarak öne çıkılmış olacaktır. Kanunun amacına paralel olarak yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda üretim araçlarının da iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında teknolojik ve ar-ge destekleri ile değiştirilebilmesi için yeni bir finansman türü olarak iklim finansmanı ve bu süreçlere dahil olabilmesi adına da yeşil iş olarak adlandırılan bir takım mesleklerin geliştirilmesi ya da var olan mesleklerin de dönüşümünün sağlanması hedeflendiğinden bu hedef doğrultusunda atılacak adımlar önce Araştırma-Geliştirme (Arge) Birimleri kanalı ile araştırmalara sonra sanayiye ve üretime uygun hale gelerek de ekonominin bütününe katkı sunacaktır.
İklim Kanunu’yla İlgili Sıkça Sorulan Sorular
İklim Kanunu Ne Zaman Uygulanmaya Başlanacak?
İklim Kanunu, 7552 sayılı kanunla 09.07.2025 tarihli 32951 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle İklim Kanunu uygulanmaya başlanmıştır. Ancak kurumların kanuna tam uyumu için aşamalı geçiş kabul edilen haller de mevcuttur. Örneğin; kamu kurum ve kuruluşlarınca sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetleri ve İklim değişikliğine uyum faaliyetlerinin 31/12/2027 tarihine kadar yerine getirileceği kanunda belirtilmiştir.
İklim Kanunu’ndaki Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Ne Zaman Uygulanmaya Başlanacak?
İklim Kanunu sonrasında Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği taslağı da yayınlanmış olup, henüz bu bu taslak resmi olarak yürürlüğe girmiş değildir. İklim Kanunu’ndaki Emisyon Ticaret Sistemi(ETS)’nin uygulanmasına ilişkin detaylar yönetmelik yayınlandığında netlik kazanacaktır. İklim Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl içerisinde ETS kapsamı dâhilinde yer alacak işletmeler sera gazı emisyon izni almak zorunda olacak olup, üç yıllık süre içerisinde işletmelerin; ETS kapsamında faaliyetlerine devam edebilmeleri için, bir kereye mahsus olmak üzere sera gazı emisyon izinlerinin olduğu kabul edildiğini önemle belirtmek gerekmektedir.
İklim Kanunu ile Beraber Yapay Et Üretilmeye Başlanacak mı?
İklim Kanunu’nun dolaylı amaçlarından birisi de değişen iklim dengesine karşı artan nüfus ve gıda ihtiyacına karşılık, gıda kıtlığının önüne geçebilmek ve sürdürülebilir gıdaya erişimi arttırmaktır. Bu nedenle yapay et üretiminin İklim Kanunu ile bir alakası söz konusu değildir.
İklim Kanunu Kapsamında Yeşil Finansman Türleri Nelerdir?
İklim Kanunu kapsamında doğrudan yeşil finansman türü olarak bir tanım yapılmamıştır. İklim kanunu kapsamında yeşil finansman türü olarak daha önce hiç olmayan ancak bu tanımla sıfırdan yaratılmış bir doğrudan tanımlı finansal araç henüz yoktur. Bu tanım daha çok klasik finans enstrümanlarının doğa dostu, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini öne çıkaran ve sürdürülebilirliği sağlayan yeşil ekonomi olarak da tabir edilen döngüsel ekonomiye odaklanan finansal araçlardır. Bu finansman türü niteliği itibari ile yeşil ekonomi alanında kullanılan finansal araçlar için tanımlanmıştır. İklim Kanunu kapsamında ise iklim finansmanı tanımı yapılmıştır. İklim Kanunu’ndaki iklim finansmanı ise iklim değişikliği ile mücadele kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini desteklemeyi amaçlayan kamu, özel ve alternatif finansman kaynaklarından sağlanan yerel, ulusal, uluslarüstü veya uluslararası finansman olarak tanımlanmıştır.
İklim Kanunu Hangi Ülkelerde Var?
Birleşmiş Milletler nezdinde imzalanan Paris Sözleşmesi ile beraber birçok ülke yerel mevzuatında İklim Kanunu ve ilgili mevzuatını eklemiştir. Yine bu kapsamda Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de yerel mevzuat olarak bu kanunlar yürürlüğe konulmuştur. Bu kapsamda Almanya, Belçika, İtalya, Fransa gibi Avrupa Birliği üyesi ülkelerde İklim Kanunu çıkarıldığı gibi Avrupa Birliği dışında ABD, Japonya, Avustralya gibi ülkelerde de yerel mevzuat kapsamında İklim Kanunları çıkarılmıştır.
Dünyada İklim Kanunu’na Neden İhtiyaç Duyuldu?
Küresel iklim krizinin etkileri ile beraber olağanın dışında doğa olayları yaşandığından, deniz seviyelerinin yükselmesi ile bazı ülkelerin ve şehirlerin sular altında kalma riski, iklim krizinin yarattığı gıda sorunları ve gıda kıtlığı buna bağlı nüfusların yoğunlaşmalarının yaratacağı göç dalgası ve tüm bunlara bağlı ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanmaya başlamış olduğu için bu sorunların daha da artmaması için önce Birleşmiş Milletler öncülüğünde sonra da her ülkenin kendi yerel mevzuatında kanunların çıkarılarak önlemler alınmaya çalışılmaktadır.
Emisyon Ticaret Sistemi Nedir?
Emisyon Ticaret Sistemi’nin ne olduğu çok merak edilmektedir. Çünkü yeşil ekonomi gibi yeni kavramlar literatürlere ve mevzutlara girince Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi kavramlar da hayatıma girmektedir. Emisyon Ticaret Sistemi, sera gazı emisyonlarına neden olan işletmelerin yeşil ekonomi kapsamında doğaya daha az zarar verecek emisyon oranlarını tutturarak bu emisyon oranlarına sınırlama getiren bir sistemdir. Bu sistem kapsamında belirlenen sera gazı emisyon oranlarının dışına çıkılması halinde, belirlenen sınırın aşılması izne tabi olacaktır kanuni deyimi ile tahsisata tabi olacaktır. Belirli sera gazı emisyonunun üzerindeki işletmeler bu tahsisatı almaksızın, aşım yapması halinde kanun kapsamındaki yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır.
İklim Kanunu’nun Zararları Nelerdir?
İklim Kanunu’nun zararlarından çok kanuna uyumun sağlanabilmesi halinde kanunun faydalarını değerlendirmek mümkün olabilecektir. Küresel İklim Değişikliği kapsamında global olarak birçok ülke iç mevzuatına bu değişiklikleri uyumlu hale getirdiği için yeşil büyüme ve net sıfır emisyon hedefi ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında bu kanunla beraber teknolojik üretim araçlarının değişimi, yeni işlerin yaratılması ya da var olan işlerin değişimi, bu iş ve işlemlerin finanse edilmesi ve denetlenmesi gibi her bir aşamada ayrı ayrı yükümlülükler getirildiğinden kanun kapsamında şirketlerin uyum faaliyetlerini yerine getirmeleri halinde uzun vadede global rekabet açısından da öne çıkmak için fırsat olabilecektir.